Sosyal medya kullanıcılarının “Büyükanne Droniak” olarak tanıdığı 96 yaşındaki Lillian Droniak, haziran ayında düzenlediği etkinlikler nedeniyle kaldığı huzurevinin kendisini tahliye etmekle tehdit ettiğini iddia etmesinin ardından dikkatleri üzerine çekti. Bu olay, Droniak için başarı hikâyesinin başlangıcını oluşturdu.
Lillian DroniakBBC’de yer alan habere göre, ABD’nin Connecticut eyaletinde yaşayan Droniak, internet üzerinden beklenmedik bir şekilde ün kazanan birçok yaşlı kadından biri. Üstelik takipçilerinin büyük bir kısmı, torunlarıyla aynı yaş aralığında.

Moda, yemek tarifleri, flört ve ev işleri gibi değişik konulardaki önerileriyle yeni kitlelere ulaşan bu kadınlar, bazen hayatlarını köklü bir şekilde değiştirecek fırsatlar elde ediyor.
‘ÜNLÜ OLMA POTANSİYELİNİN VARLIĞINI HER ZAMAN BİLİYORDUM’
Droniak, BBC’ye verdiği röportajda, “Ünlü olma potansiyelim olduğunu her zaman biliyordum; ancak bunun 90’lı yaşlarımda gerçekleşeceğini düşünmemiştim,”
Torununun 2020 yılında can sıkıntısını gidermek amacıyla video paylaşımı konusunda ona yardım etmeye başladığını anlatıyor.
Droniak’a göre geniş bir takipçi kitlesine ulaşmasının en önemli nedeni, gençlere yaşlanmanın hayatın sonu olmadığını göstermesi.
“Yaşlıların sadece oturup duvara baktığını düşünüyorlar ama ben yaşlanmanın aslında o kadar kötü olmadığını gösteriyorum. Yaşlanmayı kucaklıyoruz; hâlâ eğlenebiliyoruz ve partilere katılıyorum. Bazen de dışarı çıkıyorum.”
Gıda ve güzellik markalarıyla yaptığı iş birlikleri de dahil olmak üzere sponsorlu içerikleri torunu hazırlıyor. Bu işlerden elde ettiği gelirlerin bir kısmı huzurevi masraflarına giderken, diğer kısmı da torunlarının çocukları için oluşturulan üniversite fonuna aktarılıyor.
Sokakta hayranları tarafından tanınan Droniak, huzurevinde şöhretinin pek bir anlamı olmadığını ifade ediyor.
“Onlar TikTok’a girmedikleri için bunu anlamıyorlar,” diyor.
‘MARKA ANLAŞMALARI KONUSUNDA ÇOK SEÇİCİYİM’
Atlas Okyanusu’nun diğer tarafında ise Birleşik Krallık’ta yaşayan neşeli ve esprili 82 yaşındaki Viv Truran bulunuyor.
Viv TruranEşini kaybettikten sonra Instagram’da paylaşımlar yapmaya başladı ve renkli kıyafetlerini sergilemesi için komşusunun ona öneride bulunduğunu belirtiyor.
Artık stüdyoya dönüştürdüğü yatak odasında günde iki video çekiyor ve kıyafetlerini, 22 çift gözlüğünü ve iki çekmece dolusu aksesuarını sergiliyor.
“SABAH KALKTIĞIMDA İLK VİDEOMU ÇEKMEDEN ASLA AŞAĞI İNMEM VE BU KONUDA ÇOK TİTİZİM”
Ayrıca takipçi ve izlenme sayılarını not aldığı bir defter tutuyor ve şu anda beşinci kitabını yazma aşamasında bulunuyor.
Truran, çoğu 20’li ve 30’lu yaşlarında olan tanımadığı kişiler tarafından sokakta durdurulup “yaşlanmaktan korktuklarını” söylediklerini aktarıyor. O da onlara “o kadar kötü olmadığını” gösterdiğini ifade ediyor.
Markalar da bu durumu fark etmiş durumda. Truran, markalarla anlaşma yapmamanın “aptallık” olacağını söylese de seçici davranmayı tercih ediyor.
Aylık birkaç sponsorlu paylaşım gerçekleştiriyor ve yerel markalara ile Age UK gibi hayır kurumlarına öncelik veriyor. Age UK yakın zamanda gerçekleştirdiği bir kampanya kapsamında ona birkaç bin sterlin ödeme yaptı.
“Bazı büyük teklifleri reddettim çünkü bu benim tarzım değil. Kiminle çalışacağım konusunda çok seçiciyim; markayı gerçekten sevmem gerekiyor.”
‘DÜNYANIN DÖRT BİR YANINDAN GELEN MESAJLAR BENİ DUYGULANDIRIYOR’
Influencer pazarlama ajansı We Are Social’dan Naomi Baker, ileri yaştaki içerik üreticilerinin markalar için cazip olduğunu; çünkü hedef kitlelerinin genellikle daha yüksek satın alma gücüne sahip “son derece sadık” topluluklardan oluştuğunu belirtiyor ve bunun da “çok büyük prim sağladığını” ekliyor.
85 yaşındaki Grace Geramita’nın onlarca yıldır paylaştığı yemek tariflerini izleyen milyonlarca takipçisi var.
Grace GeramitaNonna Gracie olarak bilinen Geramita, 18 yaşında İtalya’dan ABD’ye göç etmiş ve iki kızının geçimini sağlamak adına aynı anda birkaç işte çalışmak zorunda kalmış. Şimdi ise önceki işlerinden kazandığından çok daha fazla gelir elde ediyor.
Torunu Matthew altı yıl önce onun yemek yaparken kaydedilmesi fikrini önermiş; ancak Geramita sosyal medya hakkında hiçbir bilgiye sahip olmadığı için bu fikre sıcak bakmamıştı; fakat videolar kısa süre içinde popüler hale geldi.
“Dünyanın dört bir yanından insanlar bana mesaj gönderdiğinde gözyaşlarımı tutamıyorum,” diyor.